• Björk - Konser günlüğü (Videolar - Fotoğraflar)

    4 Ağu 2008, 17:51 yazan Unfukable

    Paz 3 Ağu – Björk
    Turkcell Platiniumla birlikte başladı serüven.. Duydum ki bilet fiyatları 90 ytl ve bana çok paraydı.. Etrafımda kolu komşu aradım.. Buldum sonunda bir Platinium üyesi.. Davetiye istettim ve oldu.. Açıkçası konser saati cebimde bilet alacak kadar param yoktu.. Eğer bu işe yaramasaydı dışarda kalacaktım.. Neyse ki bir terslik olmadı ve sonunda içeriye girebilecektim.. İlk biletimi kestiler.. Bir adım daha yaklaşmıştım..
    O da ne.. Görevlilerdidik didik arıyorlar.. Fotoğraf makinesini saklmama gerek.. Hemen bir kız buldum fotoğraf makinesini alıp içeri sokmasını rica ettim.. söz 2 biran benden diye de ekledim.. hemen yüzü güldü tabi ki :))
    Neyseki sorun çıkmadı.. Çantası biraz dolu olduğundan görevli fazla kurcalamadı.. Ve işte içerideyiz :))

    İçeri girer girmez kendimi Wc lerin oraya attım :)) Malumunuz.. Bir de ne duyayım.. Canımın içi sahneye çıkmış.. Hızlı birkaç atraksiyonlu hareketten sonra WCden dışarı çıkabildim.. Ve sonrasında kalabalığın ortalarına doğru hızlı bir geçiş yaptım.. Ses düzeninden şikayetçi olanların konumu pek güzel olmadığından muhtemelen. Olduğum yerdeki ses düzeni güzeldi ancak çekmeye çalıştığım videolarda pek de o kadar güzel olmadı.. Elindeki el fenerini gözüme gözüme sokan görevliler(!)de cabası elbette.. Yasaksa yasak kardeşim.. Özümüzde var kuralları çiğnemek :)) Hatta bjrok.com da etkinlik sayfasında fotoğraf gödnerebiliyorsunuz ve orada da diyorki "Etkinliklerde fotoğraf çekmesi yasak" yani göz kırpıuor. Yasak ama siz çekip gönderin :)) Neyse birkaç şarkıda kendime geldim.. Ortalık hafif sakinleşti.. Kendimi hemen kalabalığın dışına attım ve gidip kendime alkol alayım dedim. Parayı uzattım Paga Poetry çalmaya başladı.. Aksilik işte.. Elimdeni biranın yarısını döküldü koşarken ortalara doğru.. Eğer yeşilli mini etekli hatun buralardaysa özürlerimi kabul etsin. Biranın kalan diğer kısmı da bacaklarına döküldü :))

    Tamam dedim ortalık sakinleşti gibi bir bira daha alayım.. Parayı uzattım o da ne(!).. Army Of Me.. Aman tanrım!!! Bu sefer tekniği kapmıştım.. Bira bardağının üstünü elime kapatıp koşmaya başladım.. Yine nereden baksanız %75 kârdaydım hehe :))

    Son olarak Declare Independence tabi ki(!).. Etrafımda coşan yoktu.. Çok uğraştım kışkırtmak için.. Ama nafile.. Neden anlamam.. Björk gibi dünyanın 8. harikası Türkiyeye ayağınıza kadar geliyor ama siz olduğunuz yerde iki kalça darbesiyle kalıyorsunuz.. Hiç yakışmadı bizlere.. Ben de dayanmadım ve sonunda tuttum ellerinden zorla coşturttum.. O sırada ön saflara doğru ilerlemek mümkün değildi.. Ben de bulunduğum ortamı coşturayım dedim.. Biraz işe yaradı açıkçası.. Şarkı sonunda "Freedom Cyprus" demesini bekliyordum ama bir cacık olmadı :))

    70dk. sahnede kalmasına rağmen eğlendim(eğlendik sanırım)... Az kaldı sahnede itiraf edeyim.. İstediğim bu değildi aslında(bana kalsa günlerce şarkı söylesin ((: ).. istediğim olmadı tabi.. olsun seni gördümye ölsemde gam yemem artık Björk'üm..

    Seni seviyorum Björk.. Duy sesimi..

    dipköşenot1:arkamda bir hatun "mary meee" diye bağrıyordu.. Dumur oldum açıkçası.. Ben dururken :))
    dipköşenot2: 2 çift gördüm öpüşüyorlardı.. ayy pardon sevişiyorlardı..
    dipköşenot3: she loves him.. she loves him.. de gözyaşlarımı tutamadım.. ama olsun anasını satayım.. ben de i love her.. i love her.. diye bağırdım.. etrafımdakiler muhtemelen şarkı sözlerini bilmediğimi düşünmüştür.. :))

    Yineliyorum çağrımı.. Björk'üm.. Canım.. Aşkım.. Seni saraylarda yaşatamam belki ama herşeyimi feda ederim :))

    "Maryyyy meeee" :))
    Buyrun sizde dumur olun :))

    http://www.flickr.com/photos/sansurlu_arkadasimin_sansurlu_dostuyum_ben

    Videoları da upload ediyorum.. Biter bitmez yorum olarak ekleyeceğim :)) Pek güzel ses yok ama görüntüler idare eder.. Gidemeyenler için zaten.. Gidenlerin izlemesine gerek yok :))

    The End..

    Fotoğraflar

































    Videolar










  • Björk neler söylemedi neler!!!

    3 Ağu 2008, 23:47 yazan JamesChoice

    Sun 3 Aug – Björk

    Her şeyden önce, eğer konsere gitmek isteyip de gidemeyenlerdenseniz hiç üzülmeyin, bir şey kaçırmadınız. Benimle aynı görüşte olmayanlar vardır eminim ki, ama bu konser benim için bu yılın en büyük hayal kırıklığı yaratan konseriydi. Beklentilerimi çok yüksek tuttuğum için mi yaşadım ben bu hayal kırıklığını? Hayır! Bir Björk konserine gittiğinizde, her ne kadar bu belli bir albümün tanıtım turnesi kapsamında olan bir konser olsa da en azından bir Venus as a Boy, bir Human Behavior, bir Play Dead, bir Bachelorette dinlemeyi istersiniz. Ama hayır, bunların hiçbirini söylemedi. Başka sevdiğiniz Björk şarkısı varsa içiniz rahat olsun, emin olun onu da söylemedi.

    Pagan Poetry, Army of Me ve Hunter dışında, bana göre önemli olan Björk parçalarının hiçbirini dinleyemediğimiz, olsa olsa bir buçuk saat süren, kısacık bir konser oldu. Yalandan bis’e çıkıp, “hadi gitmeden son bir ninni söyleyeyim, sonra da uyumaya gideceğim” demesi de zaten konserin havasını özetlemeye yetti.

    Türkiye’deki ilk konserinde, biletsiz bir şekilde dışarıdan, demir parmaklıkların arasından, pis pis bakan güvenlik görevlisinin bakışlarına inat izlediğim Björk gibi değildi. Hiç değildi hem de.

    Event’in shout’larında bleachedcocoon arkadaşımız konserin setlistini yazmış, onu da ekliyorum buraya, kendiniz karar verin ben mi huysuzluk yapıyorum yoksa Björk mü o sevdiğimiz şarkılarını söylemeyerek bize haksızlık etmiş.

    1) Earth Intruders 2) Hunter 3) Pagan Poetry 4) Desired Constellation 5) Pleasure is all mine 6) Joga 7) New World 8) Immature 9) Army of Me 10) Triumph of a heart 11) 5 years 12) Cover me 13) Wanderlust 14) Hyperballad 15) Pluto 16) Anchor song 17) Declare Independence
  • Björk - Hoş Geldin-Hoşçakal

    3 Ağu 2008, 21:12 yazan OneWorldDestiny

    Sun 3 Aug – Björk

    Başlıkta da belirttiğim gibi, sanırım konserin en akılda kalıcı özelliği kısalığı olacak. 1 saat 5 dakika sonra bis için içeri girme ve biste 2 ek şarkı: 1 saat 15 dakikalık bir konser.

    Olumsuz eleştiri ile başlamışken boşaltayım içimi...

    Her sevdiğimiz sanatçının hepimiz için diğer güzel parçalarından çok daha öne çıkan 3-5 parçası vardır. Björk'te bende bunlar "All is Full of Love", "Yoga", "I've Seen It All", "Pagan Poetry", "Bachelorette" ve "Play Dead"tir. (6'ymış, bu da çok iyi bir sayı.) Birçoğumuzun konsere gitme nedeni bunlardan olabildiğince fazlasını canlı duymak istememizdir. Diğer parçaları da severiz birkaç istisna dışında, ama bunlar ayrıdır. "bleachedcocoon"nın "shoutbox"a yolladığı "setlist" doğrultusunda "I've Seen It All" ve "Play Dead"ten zaten vazgeçmiştim, ama "all is full of love" ve "bachelorette"e de layık görülmeyişimiz, turne kapsamındaki sanşsız şehirlerden olduğumuz düşüncesini soktu kafama. İstanbul "setlist"i en alternatifi herhalde.

    Zaten ilk 2 eleştiri birbirleriyle bağlantılı: Konser daha uzun olsaydı, o 2 parça da düşerdi... Konserin kısalığı neyse ki İstanbul'a has değilmiş, turne boyunca süren bir gelenekmiş. (yine "bleachedcocoon"un yalancısıym.) Ah, Björk 2-2,5 saat çalan sanatçılar kek mi peki?

    Konserden önce 45 dakika kadar süren başka bir akustik estetik boyutundaki uzakdoğu müzikleri, hayatımın en büyük akustik işkencesi oldu, çünkü yanımda mp3 çalar ve kulaklık getirmemiştim. Bu konuda yalnız olmadığımı Björk'ün sahneye çıkması için yapılan tezahüratlar gösterdi. Yakışmadı gerçekten. Björk seviyoruz diye, onun sevdiklerini sevecek değiliz.

    Bu girizgahı okuyan "iyi ki gelmemişim" diyebilir, ama o kadar da kötü değildi arkadaşlar. Her şeyden önce Björk'ü canlı dinlemenin ruh üzerinde güzel bir etkisi var. Seyirci coşkuluydu. Sahnede şenlik vardı. Işıklar şimdiye kadar gördüğüm en sıcak sahne ışıklarıydı. (Lazer olmasa daha iyi olurdu, lazeri hep 2. sınıf bir "club"ın görmemişliğinin simgesi olarak görmüşümdür.)

    Björk yine rüküştü, olduğu gibiydi ve sağlam bir ritim duygusuna sahipken yaptığı o ritimsiz danslarıyla sempati topladı. Komik olan sahnedeki kabilesinin de aynı dansı yapmasıydı sonlara doğru, sanki sahnede bir sürü Björk klonu varmış gibiydi.

    "Hyperballad"ın ortasında başlayan "clubber" yorumu güzeldi. Hatta "sanatçılar illa ki bazı parçaları konserde değişik yorumlayacaklarsa, en azından yarısına kadar bildiğimiz şekilleriyle çalsınlar" dedirtti. (Counting Crows'un "Recovering the Satellites" turnesinde, "August And Everything After" parçalarını neredeyse baştan yaratmış olarak söylemeleri ve onları ezberlemiş olmama rağmen eşlik bile edemem gelince aklıma...)

    "Immature" parçası gözümden kaçmış. Konserde beğendiğim ender parçalar arasına girdi.

    Böyle bir konserdi... :)