Bir bok böceğini, kelebeği, kuşları, bir ağacın yapraklarını, çiçeklerini, uçan karıncaları, örümcekleri, sivrisinekleri, kedileri, köpekleri, kurbağaları ya da ne bileyim bir koltuğu, bir enstrumanı, ya da diş fırçasını, bir su bardağını, duvarları, taşları daha bir sevmeye başladım bugünlerde. anladımki insanlara olan sevgim azaldıkça hatta yok oldukça diğer tüm varlıklara daha bir bağlanıyorum.
Hiç farkettiniz mi bilmem ama bir karıncanın yuvasına yiyecek götürme yolculuğunu izlemek nasıl bir huzur verir insana... sonra b ir kurbağanın çaresizliği, kaçış heyecanı tuhaf bir acıma duygusu uyandırır içinizde ve kurtulmuş olmasına çocukça sevinirsiniz. sonra duvarlar bazen kkendinizi bulmanızı sağlar, sizi anlar, samimidir. ya da ne bileyim bir köpeğin bakışlarındaki masumiyet hiçbir insanın gözlerinde yoktur mesela. yoktur mesela!!! yoktur mesela!!! yoktur mesela!!!
İnsanlar işte, birbirlerinin etlerini kemiren doymaz yamyamlar! kendi ruhlarını bile s.kmek isteyen cinsi sapıklar! arlanmaz, uslanmaz, tanrı'nın utançları insanlar!
Bıkmadan usanmadan becerin birbirinizi! becermedik yer bırakmayın o zavallı bedenlerinizde ve delik deşik edin kendinizi, dünyanın sonu insanlar! yok olasıca insanlar!
yoruldum insanlıktan..
-
İnsanlık Üzerine
28 Haz 2008, 13:50
-
Arayışlar. . .
15 Mar 2008, 21:50
Kafi geldi tek bir bakis atesler dindi
Kalan küller gözü yasli vedalarla silindi
Düsünceler önceye gidip geldi boyutlar degisti
Farkina vardim kurgularin karisikliginin
Milattan önce yasadik su bozgun kirik çarpismalari
Takvimler degisti güzellesti
Bir ben oldum sevgili
Coskular bir bir çogalirken
Egilimlerim dogrularla flört ediyor
Uzaniyorum alem-i diyarlara
Geçmis düsüyor kurdugum köprülerden
Yürüyorum uçurumlara, feryatlarim duyulmuyor
Los isikli ucuz mevkilerden
Kudretli baylar ve cazibeli kadinlar geçiyor
Gece vakti yorgun demlerimden...
Ayni bedendeydi beynimi dagitan tüm yanilsamalar
Içimde devlesen askin gözlerine baktigi yerdeydi
Düsünceler sonraya gidip geldi; sözcükler yeserdi
Farkina vardim oyunlarin sarmasikliginin
Milattan sonra yasadik su doygun aylik bulusmalari
Takvimler degisti, güzellesti
Bir sen oldun sevgili
Kuskular bir bir azalirken
Duygularim yanlislari vuruyor birer birer
Uzaniyorum alem-i diyarlara
bereket yagiyor çizdigim resimlerden
Kosuyorum taslara çiçeklerim dökülmüyor
Düslemli özlem limanlarima ait gemilerden
Istahli kalpler ve doygun gölgeler iniyor
Gündüz vakti ahsap merdivenlerimden
Kalbim duracak ve baskalasacak
Göçmen hüzünlerin göç alacagi zamanlar geldiginde
Demet demet gözyaslarimda yasadigim dünya
Ikimizi birden uyandiracak yenilenmis bir sabah vakti
Kafi gelecek artik hayat,
Kavusmalar gerçege dönüsünce... -
Annenin Değerinin Anlaşıldığı Anlar
1 Eyl 2007, 20:29
akşam olupta güneş batarken düşünceler aklınızda dolanır.. annenizle ilgili olumsuz şeyleri düşünürsünüz. ona söylediğiniz yalanlar kalp kırıcı tartışmalar gelir aklınıza. o zaman içinizi derin bir acı kaplar. ölümü de düşünürsünüz. kendi ölümünüzü ve onun bir gün aniden gidebileceği aklınıza gelir. uzaktadır... oizmir'de siz sakarya'dasınızdır. yanınızda olsa sarılmak ve af dilemek istersiniz deli gibi ama çabanız boşunadır. ne gidecek paranız vardır nede konuşabilecek telefonunuz. arkadaşlarınız ve sevgilinizde çok kırmıştır sizi. yapayalnız hissedersiniz bir an.. o güneşin batışındaki turunculuğa ve griliğe bakarken, annem olsa böyle yapmazdı ya da böyle yapardı dersiniz... işte o zaman değerini çok iyi anlarsınız...
